Bilinmezligin profesörlerinden olan S. Ates'in incileri ile devam edelim....
Kur’ân köleliği kaldırmıştırSORU: Ben, “Şeriyye Sicilleri” üzerine çalışmalar yürüten bir üniversitenin tarih bölümünde öğretim görevlisiyim. Tokat kadın terekeleri üzerine bir makale kaleme alıyorum. Terekelerde “mevlay-ı mutık’ının...” şeklinde bir ifade var. Yani ölen kişi kölesine veya kölesinin akrabalarına miras bırakmış. Kölenin miras hukukundaki yeri nedir? (A. E.)
CEVAP: Yazınızda “mevlay-ı mutık” ifadesi var. Eğer bununla köle kastediliyorsa “mutık” değil “mutak” olmalıdır. Yani azadedilmiş köledir. Köle azadedilmiş ise artık özgürdür. Malı mülkü kendisine aittir. Ama kölenin, köleliği esnasında kazandığı mal efendisine aittir. Çünkü kendisi özgür değildir. Ancak efendisinin izniyle evlenebilir. Bu takdirde tabii kendisi ev sahibidir. Hanımı kendisine aittir. Hatta kölenin çocuğunun da efendisinin kölesi olduğu yolunda bir hüküm var ama bu hüküm İslâm’ın hükmü değil, genel kölelik törelerinden adapte edilmiş bir fıkıh kuralıdır.
Ben köle hukuku üzerinde uzman değilim.
Sadece Kur’ân uzmanıyım.
Kur’ân’da köle edinilmesi emredilmez, tam tersine kölenin özgürlüğe kavuşturulması emredilir.
Beled Suresi: “İnsan aşılması gereken geçidi aşamadı. Nedir o geçit? Bir boynu çözmek yani bir köleyi özgürlüğe kavuşturmak.” Bildiğiniz gibi köleliğin tek kaynağı savaşlardı.
Kur’ân, Muhammed Suresi’nde savaşta alınan tutsakların ya lütfen veya fidyeyle serbest bırakılmalarını emretmektedir. Ama tutsakların köle yapılmasından söz etmez. Demek ki Kur’ân, aslında köleliği kaldırmıştır ama bu hükmü uygulayan olmamıştır.http://haber.gazetevatan.com/haberdetay ... d=4&wid=31* * *
Bakalim kuran köleler hakkinda neler demekte...
MÜCADELE-
3 - Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
RUM-
28 - Allah, size kendinizden bir misâl verdi: Hiç size rızık olarak verdiğimiz şeylerde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte biz, düşünecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
NUR-
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.
NAHL-
75 - Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler.
32 - Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.
33 - Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin.
Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
TEVBE-
60 - Sadakalar ancak şunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o işte çalışan görevliler, müellefe-i kulûb (kalbleri İslâm'a ısındırılacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından böyle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
MAİDE-
89 - Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Fakat kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar. Bozulan yeminin keffareti (cezası), ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir. Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizi bozmanın cezası budur. Yeminlerinizi koruyun. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar ki, şükredesiniz.
NİSA-
92 - Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır.
Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir).
BAKARA-
177 - Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler.
Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.
178 - Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.
221 - Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.
Konunun iyice anlasilabilmesi icin Ahzab suresinde 50.ayetten basladim ki...bu ayetler islamin kadina nasil baktiginin cok iyi kanitladir!
Yobaz ve beyinlerinin evrimlesmesi 1400 sene geriden gelen erkeklerin...neden müslümanliga sıkı sıkıya sarildigini sanıyorsunuz?AHZAB-
50 - Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
51 - Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.
52 - Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen( Dişi köle) başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor.Önce yukarida yazilan yaniti daha sonra köle hakkinda alintiladigim ayetleri okumanizi istiyorum...
Nasil algilanmakta?
Her seyi bir yana birakarak...yaratilan insanlardan bazilarinin disi/erkek köleler olmalari ile diger farkli yaratilan insanlar konusunu irdeleyerek...düsünmenizi öneriyorum.
Ne demis bilinmezligin ossuruktan profesörü bu konu hakkinda:
Kur’ân’da köle edinilmesi emredilmez, tam tersine kölenin özgürlüğe kavuşturulması emredilir. Peki bu insanlar nasil köle olmuslar?Bu insan... Laik demokratik Türkiye Cumhuriyetinin bir gazetesinde her gün insanlara sermayesi hic bitip tükenmeyen sacma sapan yalan ve zirvalari satarak para kazanmakta!
Buna benzer durumda olan diger gazete ve yayin organlarini dile getirmek istemiyorum.
Bu insanlara olanaklar taniniyor ve rica minnet yalvar yakar...medyada calismalari isteniyor...ve istek kabul ediliyor.
Yani bu isin birde perde arkasi var!
Gercek dinazorlar digerleri!
Onlar mi kim?
Bilirsiniz...bilirsiniz!
Bunlar dinci tarikat cemaat üyesi de degiller!
Hani su ortalikta AYDIN ve ENTELLEKTÜEL havalarinda salina salina gezinenler var ya...
... Laiklik...insan haklari...hukuk...esitlik...demokratiklik...
...adina agizlari bir cuval dolu olanlar var ya...
İste onlar...