Babilden beri yıldızlara tapınma ortadoğunun değişmez dinidir.
tek tanrılı dinler buna karşı bir hareket gibidirler .
ama göruyoruzki tek tanrılı bir din olan İslam bile tasaf rituelini onlardan kopya etmiştir.
nerden mi biliyorz?
bize kuran söylüyor.
kabede müşrikler islamdan öncede tavaf rituelini gerçekleştiriyorlardı.
ENFAL 35. Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın! Sevgili hakikat bu müşrikler niye tavaf yapıyorlardı.?
Pante 'nin Çıplak Tavaf yazısından alıntı;
Alıntı:
İslam Öncesi Kureyşliler kendilerine ekonomik olarak çıkar menfaat sağlamak amacıyla Hums müessesesini kurdular. Hums Müessesesine Kureyş dışından güçlü birkaç kabileyi dahil ettiler. Hums’a dahil olmayan kabile mensuplarına Hille denildi.
Hums kapsamına giren kabileler şunlardı: Mekke’de daha önceki dönemlerde ikamet eden ve bir süre sonra oradan çıkartılan Huzâalılar, Kureyş’in Civâr’ı olan kabilelerden Kilâb, Kâ’b, Âmir b. Sa’saa, Kelb, Kinâne.
Hums’un dışında kalan kabileler, adeta ikinci sınıf muameleye tabi tutuldular. Temîm, Mâzin, Humeys ve bazı küçük kabilelerden oluşan ve “Hille” diye isimlendirilen gruplar, Mekke’ye geldiklerinde Humsluların sahip oldukları ayrıcalıklardan mahrum bir şekilde bazı kurallara uymaya zorlandılar.
Hums’un konumuzla ilgili olan 2 kuralı şuydu:
1- Hacca gelenler dışardan yiyecek getiremezlerdi.
Dışardan yiyecek sokmak isteyenlere ““yola çıkarken Allah’ın rızkınızı vereceğine ve sizi
doyuracağına imanınız yok mu ki beraberinizde Mekke’ye yemek getiriyorsunuz?” derlerdi.
Hac süresi günlerce sürdüğünden ya dilenir ya da yiyecek satın almak zorunda kalırlardı.
2- Hacca gelenler dışardan giyecek getiremezlerdi.
Tavaf yapılırken Humslu gündelik elbiseleri ile tavaf edebilme imtiyazına sahipti.
Hilleliler ise ya Humsluların vereceği ödünç elbiseleri ya da Mekke’den parayla satın alacakları elbiselerle tavaf etmek zorunda idiler. Ödünç elbise bulamayan ve satın almak için parası olmayanlar ise ya çıplak bir şekilde tavaf etmek zorunda idi ya da beraberinde getirdiği elbise ile tavafını yapıp tamamladıktan sonra, tavaf anında giydiği elbiseyi tavaf mahallinden ayrılırken çıkarıp orada terk etmek zorunda idi. Ancak Hillelilerin beraberlerinde getirdikleri elbiselerle daha önceden haram işlemiş olabilecekleri gerekçesiyle kutsal mekana kendisiyle haram işlenilen elbiselerle girmenin uygun olmayacağı söylenirdi. Diğer taraftan daha önceden haram işlenirken giyilmemiş olsa bile kendisiyle tavaf yapılarak kutsala şahid olan elbiselerle ileride haram işlenebileceği için Hillelilerin elbiselerini tavaf sonrası Kâbe’de bırakmaları istenirdi. Yoksul insanlar için bu olanaksızdı. İstenilen türde elbise bulamayan Hilleliler çıplak tavafa zorlanırdı.
Mekkelilerin bu tür bir uygulamaya maruz bıraktıkları Hilleliler, hem yeni elbiseler alacakları için paralarını, hem de böylesi bir muameleye tabi tutulup ikinci sınıf bir konuma düştükleri için onurlarını kaybettikleri; Mekkelilerin ise daha önceki dönemlerde olmayan bu uygulamayla bol para kazandıkları söylenebilir.
Çıplak tavaftan çekinen kadınlar daha ziyade gece, erkekler ise gündüz tavafını tercih ederlerdi. Gündüz erkeklerle birlikte çıplak tavaf eden kadınlar da olurdu. çıplak tavaf esnasında Mekkeli gençlerin kötü bakışlarına maruz kalan kadınlardan bazılarının bu durumdan rahatsızlık duydukları ve bu rahatsızlıklarını ifade etmek üzere şiirler yazdıkları da rivayet edilmektedir.
Kadınlar bütün göğüslerini ve göğüslerindekileri açar ve hatta büsbütün çırılçıplak olur, ancak cinsel organına şarap üstüne sinek konmuş gibi hafif, seyrek bir bez parçası koyar, "tavaf ederken beni kim ayıplar" der ve:
"Bugün bunun birazı ya da hepsi açılır, görenlere helâl etmem."
beytini söylerdi.
Peygamberin arkadaşlarından Cabir'in şu sözleri dönemin hac ritüllerindeki çıplaklık ve cinsellik konusunda fikir veriyor:
"Biz Mina’ya giderken zekerlerimizden meni damlıyordu"
(Buhari, Hac/81; Umre/6; Şirket/7; Muslim, hac/141; Hadis/1216; Neşe-I Menasik/77; Ibn-I Meca, menasik/77 Hadis/2980; Ahmet Ibn-I Hanbel, Müsned 3/317-366)
Çıplak tavafın Mekke'nin fethinden sonra ve veda haccından önce yasaklandığına dair Kütübüsitte'de şu hadis var:
632 - Hz. Ebu Hureyre anlatiyor: "Hz. Ebu Bekir, Resulullah tarafindan Veda haccindan onceki hacc emiri olarak tayin edildigi hacda, "Bu yildan sonra musriklere haccetmek yasaktir", "Ciplak olarak Beytullah tavaf edilemez" diye ilan etmek uzere vazifelendirdigi bir hrubla beni de gonderdi. Ancak, bilahare Hz. Peygamber, Hz. ebu bekir'in arkasindan Hz. Ali'yi gonderdi ve Beraet suresini halka ilan etmeyi ona emretti. Hz. Ali bizimle birlikte Mina'da halka, Beraet'i ilan etti: "Bu yildan sonra hicbir musrik hacc yapamiyacak ve ciplak olarak Beytullah tavaf edilmeyecek."
Buhari, Salat 10, Hacc 67, Cizye 16, Megazi 66, Tefsir, Tevbe 2, 3, 4; Muslim, Hacc 435, (1347); Ebu Davud, Hacc 67, (1946); Nesai, Hacc 161, (5, 234).