http://www.bilimselfelsefe.net/

Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük
http://www.bilimselfelsefe.net/viewtopic.php?f=10&t=174
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Yazar:  Engse Hohol [ Haziran 28th, 2009, 12:49 pm ]
Mesaj Başlığı:  Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük

Taha 71

kâle âmentum lehü, kable en âzene. kebîru-küm. alleme-küm es sihra.
dedi(Firavn) inandınız ona, iznimden önce. (Musa) büyüğünüz-sizin. öğretti-size büyü.

Diyanet Meali Taha 71

Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, göreceksiniz.”

Arapça da kebir sözcüğünün, nesneler üzerine alınan ölçütler de ilerleyerek, büyüklük ölçeğine oranla, kebir'in ardından gelen nesnel ölçütlere göre gövdelenen ulayu (ve) ona göre eylemsel çekimli tümcelere, Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük biçimiyle nasıl konuşlandığı, ufak bir inceleme ile ortaya çıkmaktadır.

Enam 76

fe lemmâ cenne aley-hi el leylü, raâ kevkeben. kâle hâzâ Rabbi. fe lemmâ efele, kâle lâ uhibbu el âfilîne
böylelikle bürüdü üzerini-onun gece, gördü bir yıldız. dedi bu Rabbim. böylelikle battı, dedi sevmem batıp gidenleri.

Enam 77

fe lemmâ rae el kamere bâzigan. kâle hâzâ rabbi.
böylelikle gördü o ay'ı doğarken. dedi bu rabbim.

İbrahim, birbirinin ardınca, Yıldız (Kevkeb), Ay (Qamer), Güneş (Şems)'in nesnel görüntüsüne bakarak, bir öncekinin küçüklüğünü, bir sonrakinin büyüklüğüne göre elemektedir. İbrahim, sığınılacak ilah arayışını, büyüklüğüne ulayu sürekliliğine göre yapmaktadır. İbrahimin bu eleme oğur(zaman)unda kullandığı sözcüklerin aynısını Muhammed, kasten azu (veya) kasıtsız, Ellah sözkonusu olduğunda da kullanılmıştır ankebut 45nci ayetinde.

Enam 78

fe lemmâ rae eş şemse bâzigaten. kâle hâzâ rabbî haza ekberu. fe lemmâ efelet
böylelikle gördü o güneşi doğarken. dedi bu rabbim bu dahabüyük. böylelikle batıp gitti.

İbrahim, son olarak güneşi, yıldız ilen ay'a ölçütle daha büyük olduğunun sav(ifade) ortaya atıyor. elbette göreceli yalın bakışla bu doğru bir savdır. gerçi kütle olarak enküçüğü ay olduğundan dolayı, İbrahimin burada ki nesnelerin kütle ölçekli yanlışlığı, yani ay dan önce yıldızı küçük görmesi, kendisine ait bakış açısının yetersizliğinden dir.

Taha 23 de arapça nın dilbilgisinde enbüyük anlamına gelen kübra sözcüğü kullanılarak şöyle deniyor :
"Sana, Enbüyük(Kübra) âyetlerimizden bazılarını gösterelim"... aşağıda dizi dizi tam karşılıklarını bulmaktasınız.

li nuriye-ke min âyâti-nâ el Kübrâ
göstermemiz için sana âyetlerimizden o Enbüyüğünü

Anlamların kopuk olmaması için önce ki ayetle bütün olarak bakarsak eğer ...
Taha 22: Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın.
Taha 23: Ta ki, sana, enbüyük (kübra) âyetlerimizden bazılarını gösterelim.

Son olarak Ankebut 45nci ayetinden bahsedersek eğer, kimilerinin "Ellah ile Ekber sözcükleri, kur'an da asla yanyana gelmiyor" iddiasını çürüttüğünü görmekteyiz. anlam kayması olmaması için dilbilgisinde virgül kullanımı'nın, ne oranda işe yaradığını görmemezlik etmeyeceğim ançıp (ama) Ellahın, zikir sonucu daha büyük olmasının da, nesnel büyüklüğünü dışlamadığını belirtmek istiyorum. çünkü her büyüklük, küçültülebilir, azaltılabilir, büyüklüğünün tüketilebileceği konumu da göstermektedir aynı oğurda.

zikru allâhi ekberu
zikri allah(ın) dahabüyükdür.

Yazar:  pante [ Haziran 28th, 2009, 3:50 pm ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük

İslami kaynaklarda Kebir kökeninden gelen ekber ve kübra kelimelerinin en büyük, daha büyük ve yüce anlamlarına geldiği belirtiliyor.
Bununla beraber Kübra sözcüğünün dişil, ekber sözcüğünün ise eril olduğu söyleniyor.

Ama Engse Hohol'un örneklediği ayetlerden de gördüğümüz üzere ekber sözcüğü Kur'an'da genellikle "daha büyük" anlamında kullanılmış. Kübra ise en büyük anlamında.

Acaba tanrıça en büyük olan mıydı putperestlerin gözünde?
Çünkü Lat için "Allatekübra" dermiş putperestler.
Ay tanrısı erkek olarak düşünüldüğünden "Allahuekber" denilmiş olabilir mi?
Yoksa neden kübra kelimesi, ekber'den daha büyüklük ifade ediyor ise; "Allah-ü kübra" dememiş müslümanlar?
Sanki dil kuralları engellemiş gibi görünüyor.

Yazar:  AYATA [ Temmuz 3rd, 2009, 4:42 pm ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük

ekber = daha büyük demektir. kebir ve kübra ise büyük demektir, kebir eril büyüklük sıfatı, kübra dişil büyüklük sıfatıdır.
en büyük = kübbar
kebir, ekber, kübbar = büyük, daha büyük, en büyük

Yazar:  Engse Hohol [ Temmuz 5th, 2009, 8:18 am ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kebir, Ekber, Kübra * Büyük, Dahabüyük, Enbüyük

Uğrola arkadaşlar... Mahkemi-i Kübra söylemi, dişil bir mahkeme savını betimlemez. ançıp kübra ile kübbar arasında da fark var tabiki.
Nuh 22 ayetinde kübbara ( كُبَّارًا), enbüyük değil de, ''büsbüyük'' olarak kullanıldığına dikkat çekmek istiyorum.

ve mekerû mekren kubbâran.
ve tuzakladılar tuzağı büsbüyük.

Taha 23'de kübra, (كُبْرَى) nicelik büyüklük taşırken, Nuh 22'de kübbara, sadece büyüklüğün etkiyen yanlarına indirgenmişlik yansıtıyor. yani kübbara ile ''büsbüyük tuzaklar kurdular'' diyor kur'an yazarları. dolayısı ile kalabalıklaşmanın niceliğinde asal olan kübra'dır diyorum.

li nuriye-ke min âyâti-nâ el kübrâ.
görmen için-senin ayetlerimiz den o enbüyük.

sanırım şöyle birşey yapsam daha iyi anlaşılacaktır.

el kebir = bir büyük
ekber = dahabüyük
kübbara = büsbüyük
el kübra = o enbüyük

1. sayfa (Toplam 1 sayfa) Tüm zamanlar UTC [ GITZ ]
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
http://www.phpbb.com/