hubbez yazdı:
Zavallılık tavan yapmış...
Atatürk ün söylemlerine, konuşmalarına, vecizelerine kısaca diline ve beynine ulaşamayanlar karaciğerine takılıp kalmaktalar.
Ya Atatürk barsak kanserinden ölseydi?
O zaman bokuna takılıp kalacaklardı.
Neymiş?
Az içeymiş...
Yani bu ülke ve millet seri hoş birinin ürünü...Öyle midir?
Atatürk ü eleştirmek bu ülkede bir marifettir. Bunu marifet sayanlar Atatürk ün yaptıklarının aksine zırvaladıkça ayrıcalıklı olduklarını sanırlar.
"Mustafa" filminden bahsedelim...
...adı üzerinde "Mustafa".
Bakınız;
"Mustafa" diye hitap ettiğiniz birinden bahsederken "Mustafa Kemal Atatürk" diye hitap ettiğiniz biri ile aynı bağlamda bahsedemezsiniz.
Genel Kurmay bugüne kadar Atatürk hakkında yazılmamış, çizilmemiş olan belge ve dökümanları Can Dündar a servis etti.
O da bu belge ve dökümanlara dayanarak, ki filmde bunları zaman ve tarih bildirerek nakletmiştir, bir film yaptı.
Genel Kurmay o film için çıkıp tek bir açıklama yapmış mıdır?
HAYIR!
Filmin adı Mustafa.
Yakınlık, samimiyet bildiren bir hitap şeklidir bu.
Karanlıktan korkan bir Atatürk...içkiyi alemi seven bir Atatürk.
Muhammed ile alakası olmayan bir beyefendi.
"Atatürk" ten "Mustafa" diye bahseden bir filmde ne izlemeyi bekliyordunuz?
Kocatepe de iki buçuk lira üstündeki yürüyüşünün beyaz perdeden yansımasını mı?
Hiç mi utanmanız sıkılmanız yok?
Hiç mi?
Şöyle bir tekrar gözden geçirdimde Genel Kurmay'ımız da bilimsel-felsefe yapıyor açıkçası çok hoşuma gitti, kalıplaşmış tabuları aşmamızı ve de bilim teknoloji geliştirmemizi onlar da destekliyor demek.
Şizofren hastası gibi ölmüş bir insanın her kim olursa olsun bizi takip ediyormuş gibi hissetmemiz hoş bişey değil gerçekten. Atatürk'ün bu kadar putlaştırılması yabancı ajanı olan bazı insanlar tarafından da halkımızı koyun gibi gütmek ve de eğlence sektörüne yönlendirip sömürmek için yapılan bişey. Geçen sene bu forumda bu kadar aktif olan insanlar nedense artık pek yazamıyorlar.